AKAİD

Safevî-Bektaşî Geleneğinde İnanç Problemi ve Bunun Anadolu’daki Tezâhürleri (2)
YAZI BOYUTU :

İbrahim BÜLBÜL

Son yıllarda Safevi-Bektaşi geleneği ve bu geleneğin ortaya çıkardığı inanç problemleri, farklı açılardan tartışılmaktadır. Safevi geleneğine mensup olan kimselerin, (sahip oldukları hülûl inancı sebebiyle) sadece Ali’yi değil, bu geleneğin önderlerini de ‘ilâh’ gibi gördüklerini söylemek mümkündür. Hülûl inancı, Şah İsmail’in müntesipleri arasında yayılan bir inançtır. Bu inancı telkin eden Şah ismail, siyasi anlamda ‘ilâhi saltanat’ teorisini ön plâna çıkarmıştır. Şah İsmail’den önce, Safevî tarikatı içerisinde Ali’nin tanrı olduğu iddiası ön plânda değildir. Şah İsmail, bir Hristiyan kadının terbiyesinde yetişmiş ve Tanrı olan İsa’yı ‘kendi inanç sistemi’ içerisine taşımıştır. Baba-Oğul- Ruhül Kudüs teslisinin ‘Allah-Muhammed- Ali’ formuna sokulduğunu gizlemenin bir anlamı yoktur. Alevi Yazarlardan Cemal Bardakçı da “ Bektaşiliğin (Allah- Muhammed- Ali) inancı Hrisitiyanlığın (Baba-Oğul-Ruhul Kudüs) inancından alındığını ifade etmektedir.





Yazının tamamını okumak için lütfen aşağıdaki formdan Abone veya Üye girişi yapınız.
Eğer Abone değilseniz buraya tıklayarak Abone olabilirsiniz.
Ya da Üye değilseniz buraya tıklayarak ücretsiz Üye olabilirsiniz.


GİRİŞ

E-Posta :
Şifre :
 
 
 
    Y O R U M L A R
 
İlk yorumu eklemek için tıklayınız.
 
 
Yorum Ekle