İNCELEME

Cehâletin ve Gayr-i Meşrû Taassubun Neticesi: Tekfir Hastalığı (2)
YAZI BOYUTU :

Mustafa ÇELİK

Tekfir; bir kimsenin herhangi bir söz veya fiilden dolayı küfre girdiğine hükmetmek anlamına gelir. Tekfir, yerli yerinde işletilmediği zaman dünyevî ve uhrevî çok büyük sıkıntılara yol açabilecek bir hadisedir. Günümüz şartlarında bir şey ifade etmeyebilir; ama İslam tarihi, tekfir meselesinden dolayı bu Ümmet’in yaşadığı büyük acılarla doludur. İslâm ûleması, tekfir meselesinde çok temkinli davranmıştır. Peygamberimiz Efendimiz’in (sav) “Bizim gibi namaz kılan, kıblemize yönelen ve kestiğimizi yiyen kimse, Allah’ın ve Rasûlü’nün teminatını elde etmiştir. O halde Allah’ın verdiği teminatı ve ahdi bozmayın” buyurduğu malûmdur. Bu sebeple ulema, bir müslümanın tekfiri konusunda hassas davranmıştır. Hatta maddi-manevi neticeleri sebebiyle herhangi bir kimsenin tekfiri konusunda tevakkûf etmeyi tercih etmişlerdir.





Yazının tamamını okumak için lütfen aşağıdaki formdan Abone veya Üye girişi yapınız.
Eğer Abone değilseniz buraya tıklayarak Abone olabilirsiniz.
Ya da Üye değilseniz buraya tıklayarak ücretsiz Üye olabilirsiniz.


GİRİŞ

E-Posta :
Şifre :
 
 
 
    Y O R U M L A R
 
İlk yorumu eklemek için tıklayınız.
 
 
Yorum Ekle