top of page
428.png

Sürekli Savaş Çağı, Satanist ideolojiler
ve Ateşkes Yalanları

Ayın Konusu

ABD-İsrail ittifakının 28 Şubat 2026 tarihinde İran’a doğrudan saldırarak başlattıkları savaş, geçtiğimiz ay İsviçre’de tarafların imzaladığı mutabakat metni ile altmış gün süreyle dondurulmuştur. Her ne kadar İsrail, ABD ile İran arasındaki ateşkese uyacağını açıklamış olsa da, yalnız bırakıldığını her fırsatta dile getirmektedir. Yahudi Lobisi ABD yönetimi üzerindeki siyasi gücünü kullanarak müzakereleri zehirlemeye çalışacaktır. İsrail’in ateşkese karşı olumsuz tutumu, sadece ABD ile İran arasındaki ateşkes ile sınırlı değildir. ABD’nin zoruyla da olsa Lübnan ile yapılan ateşkes de İsrail için bir anlam ifade etmemektedir. İsrail, Lübnan ile anlaşmış gibi görünmekte ama Hizbullah’ı bahane ederek saldırılarına devam etmektedir. Dolayısıyla İsrail’in hem İran hem de Lübnan’daki ateşkesi sindiremediği ve bu nedenle de ateşkesi bozarak yeniden savaşa dönülmesi için harekete geçtiği görülmektedir.

Hüsnü AKTAŞ

İslâm Birliği İçin
51 Yıl Daha
Beklememiz mi Gerekiyor? 
                  -H.1400'den ne kaldı?-

Makale

Makale.png

“Her yüz yılın başında Allah, ümmete dini asli kaynaklarına uygun olarak yenileyecek ilmi ve dünya işlerini düzenleyecek bir müceddid gönderecektir.”
Bu cümlede olarak Ömer b. Abdülaziz, İmam Şafii Hz.leri, Ebul Hasan el Eş'ari Hz.leri, Ebu Hamid el Isfirani Hz.leri, İmam Gazzali Hz.leri yaşadıkları yüz yılın müceddidi kabul edilir. İmam Rabbani Hazretleri de iki bin yılının yenileyicisi diye meşhur olmuştur.
Bazı âlimler müceddidin bir kişi değil, ümmetin içinden bir grup, bir Ehli Hal ve'l Akd olduğunu söylemiştir. H 1400 bu anlamların ikisini birden karşılayacak şekilde bir heyecan uyandırmıştır. Zira dünya bunalımda idi. Batı Hristiyan, Yahudi- İbrani uygarlığı yüz yıla iki dünya savaşı sığdırmıştı. Ulus devletler emperyalistlerin uydusu olmuştu.

Kamil YEŞİL

Ümmetin
Vahdeti Farzdır

İnceleme

inceleme_edited.png

“Siz, iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız.” 
Mü’minlerin Allah yolunda Allah için tek saf halinde Allah düşmanlarına karşı savaşmaları, Allah’ın sevgisinde mazhar olmalarına sebeptir. Dinde mü’minler Allah yolunda tek saf kabul edilmişler. 
“Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.”
Mü’minler Allah yolunda Allah için tek saf halinde savaşan kimselerdir. Bu mü’minlerin kıyamete kadar değişmeyen vasıflarıdır.

Mustafa ÇELİK

Şeytanın Değişik Telkinleri

ve Vesvesenin Keyfiyeti 

Akaid

akaid.png

Yeryüzünün halifesi olan insanoğlunun fıtratında kuruntu, haset, cimrilik, nankörlük, öfke, nefsin aşırı istekleri, mala düşkünlük ve dünya sevgisi gibi değişik psikolojik unsurların bulunduğu malûmdur. Ayrıca kalbinin ve zihninin, şeytanın vesveselerine açık olduğunu da unutmamak gerekir.
Psikiyatri biliminde “Obsesyon” olarak ifâde edilen vesveseyi, şöyle tarif etmek mümkündür: “İrâde dışı gelen, kişiyi tedirgin eden, benliğe yabancı, şuurlu gayretle kovulamayan ve tekrarlayan düşüncelere vesvese (obsesyon) denilir.’ Bu bakımdan vesvesenin, sistemli bir zihin faaliyetine dayanmayan ve bazı hallerde kendiliğinden ortaya çıkan psikolojik bir hal olduğunu söylemek mümkündür.

A.Hikmet BİRCANLI

Allah Yolunda
Muhacir ve Mücahid Olmak

Tefsir

tefsir.png

Muhacirlik fedakârlığın adıdır, mücahidlik adanmışlığın… Biri terk edişin, diğeri direnişin şerefidir. Biri yurdu Allah için bırakır, diğeri canı Allah için ortaya koyar. Bu yüzden yeryüzünde faziletin zirvesi, imanını bedelle ispat edenlerin omuzlarındadır.
Sahabe-i Kiram arasında muhacir ve mücahit olma yarışı, makam ve menfaat yarışı değildi; Allah katında fazilet yarışıydu. Biri Medine yollarına düşüyor, biri Bedir saflarına koşuyor, biri Tebük’te susuzluğa sabrediyor, biri canını hak dava uğruna adıyordu. Onların yarıştığı şey dünya değil, rıza-i ilâhî idi.

Mustafa YUSUFOĞLU

Toplumsal Ayarın
Islâhı

Hadis

Hadis.tif

Bir insanın kendi hayrı için en iyi tavrın, dünyalık işlerde kendinden aşağıdakilere, yani kendinden daha kötü durumda olanlara bakmak; uhrevî fazîletler konusunda ise mertebece kendinden yukarıda olanlara imrenmek olduğu sahih haberlerde ifade edilmiştir.
Bir kimse, Rabbine kulluk ve ibadet etme konusunda kendisinden üstün birini bulmadan asla gayret göstermez. Dolayısıyla, kendisinden üstün birine yetişmeye çalıştığı her an, mevcut durumunu yetersiz bulur ve her zaman Rabbine daha da yaklaşır. Yine “bir kimse, (dünyalık olarak kendinden daha fazla) başkalarına verilenlere baktığı zaman, Allah’ın ona bahşettiği nimetler gözünde azalır, onları küçümser, nimet olarak görmez ve Allah’ın onlardaki hakkını unutur."

Derda PINAR

Gazze
Geçmişten Günümüze Direnişin Toprağı

Kitap

kitap.png

Ortadoğu’yla ilgili çeşitli mecralarda yaptığım çok farklı konulardaki konuşmalarımı ve daha evvel hiçbir yerde yayınlanmamış Ortadoğu seminerlerimi bir YouTube kanalı kurarak halkımızın istifadesine sunma kararı aldım.
Daha evvel kitap yazmayı hedeflediğim 2024 yılı yazını, tamamen bu kanala yüklenecek videoları hazırlamakla geçirdim. Ancak tam Suriye ile ilgili bütün videoları yüklemiş ve 7 Ekim Aksa Tufanı ile ilgili yüklemelere başlamıştık ki Eylül ayında You Tube, kanalımı kapattı. İtirazımız da kabul edilmedi. Sessiz sedasız yenisini kurup kanala video yüklemeye başlamıştık ki yine Aksa Tufanı videoları bahane edilerek Ekim ayında bu kanal da kapatıldı.
Bu olay, 7 Ekim’den sonra ayyuka çıkan bir örtülü ilişkinin vardığı boyutların da adeta ispatıydı.

427_kitap.jpg

Mehmed Zahid AYDAR

Cihan Sk. 33/5 Sıhhiye Çankaya/ANKARA

0312 230 65 27​ misakdergisi@gmail.com​​

Copyright © 2025 Karar Basın ve Yayıncılık A.Ş. Tüm hakları saklıdır.

Powered by ucuncukatip

bottom of page