Silahların Gölgesinde Siyaset
ve Suriye'de Yaşanan Savaş
Ayın Konusu

Suriye coğrafyasında son bir aydır yaşananlar, bir askerî hareketlilikten ya da geçici bir taktik manevradan ibaret değildir. Aksine, uzun süredir biriken yapısal sorunların, bastırılan toplumsal itirazların ve sürdürülemez siyasi tercihlerin görünür hale gelmesidir. SDG’nin konumu, PKK’nın bu yapı üzerindeki ideolojik ve örgütsel etkisi, Arap aşiretlerin artan rahatsızlığı ve Şam yönetiminin yeniden merkezileşme hamlesi, bu siyasi zaafın ana unsurlarını teşkil etmiştir. Bu tabloyu doğru okumak, sadece Suriye’nin geleceği açısından değil, Türkiye’nin güvenlik kaygılarının giderilmesi, Kürt meselesinin siyaset zemininde ele alınabilmesi, devletin dönüşümünün açıkça konuşulabilmesi ve bölgesel istikrar açısından da hayati önemdedir. Gelinen noktada açıkça görülmektedir ki, silahlı varlık üzerinden siyaset kurma ısrarı hiçbir amaca hizmet etmemektedir.
Hüsnü AKTAŞ
ABD Dünyayı
Vahşi Bir Ormana Çeviriyor
Siyaset

Geçtiğimiz ayın ilk gününde bütün dünya, özellikle Venezuela, Soğuk Savaş sonrası dönemin en sarsıcı gelişmelerinden birisine şahit oldu. Venezuela’nın başkenti Caracas’ta art arda patlamalar meydana geldi; kentin farklı noktalarında en az yedi büyük patlama sesi duyuldu. Kısa süre içinde ABD Başkanı Donald Trump’tan gelen açıklama, yaşananların sıradan bir güvenlik krizi ya da sınırlı bir askeri gerilim olmadığını açık biçimde ortaya koydu. Trump, ABD’nin Venezuela’ya yönelik "geniş çaplı bir askeri operasyon" gerçekleştirdiğini, Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını ilan etti. Müdahale, yalnızca Venezuela’ya değil; İran, Küba, Nikaragua ve benzeri ülkeler başta olmak üzere ABD’nin “problemli" gördüğü bütün devletlere yönelik açık bir mesaj içermektedir.
M. Akif EKİNCİ
İsrâ Gecesi
İktibas

“İsrâ olayı" Mekke- Mükerreme’deki Mescid-i Haram’dan (Kâbe) Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya bir gecede götürülme mucizesi ile ilgilidir. Bu yolculukğun “Burak" adlı binit ile yapıldığı rivayet edilir. Miraç olayı, ayette geçmese de hadislerde geçen şekli ile bu gecenin adı olmuştur. Mescid-i Aksa’dan semalara (gök katlarına) yükseliş ve Allah’ın katına (Sidretü’l-Münteha’ya) kadar ulaşma bu rivayetlerin ana konusudur. Kur’ân-ı Kerim’de İsra olayı İsrâ Suresi 1. ayette açıkça anlatılır: "Kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid‑i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı ne yücedir!" “İsra" kelimesi Arapça’da “gece yürütmek, gece yolculuğu yapmak" anlamına gelir. “İsrail" “İsrailoğulları / Benî İsrâil" kelimesi, Hz. Yakub Aleyhisselam’ın ikinci ismidir. İbrânîce'de (ve Arapça’da da benzer şekilde) “Allah’ın kulu", “Allah’a kul olan" veya “Allah’ın saf/tercih edilmiş kulu" anlamına gelir. Kur’ânî açıdan "Allah'ın kulu’dur"
Haber Vakti İnternet Sitesi
15.01.2026
Abdurrahman DİLİPAK
Kudüs ve
Mescid-i Aksa Hassasiyeti Miraç Şuurundan Ayırmamalı
Makale

KUDÜS’ün, İsrail’in işgalinden bu yana Müslümanların Kudüs ve Mescid- i Aksa hassasiyeti arttı. İşgal olmasaydı da Müslümanlar, Mescid- i Aksa’ yı yine muhabbet ve hasretle yad edeceklerdi. Çünkü Kudüs’teki Mescid Hz. Peygamber aleyhisselamın şeref verdiği ve miracı yaşadığı bir yerdir. Rabbimiz Allah, İsra suresinin girişinde “Mescid-i Aksa’nın etrafını mübarek kıldık" demekle bu mekanı diğer mekânlardan ayırmaktadır. Mescid-i Aksa’nın ve etrafının mübarek oluşunu nasıl anlamalıyız? Bu ayrıcalık muhitte yaşayan Peygamberlerden ve o Peygamberlerin Kabe gibi bir Beytullah’ı (Allah adına bir ibadet evini) burada inşa etmelerinden gelmektedir. Mekan Allah adına yapıldığı, Peygamberler de burada ve bu muhitte Cenab-ı Hak’tan (cc) vahiy aldığı için mübarek, bereketli, Allah’ın birçok esma ile tecelli ettiği yer olmuştur.
Kamil YEŞİL
Gafilleri Uyarmak
Dine Davettendir
İnceleme

Gafil, dini sorumluluklarını unutan, ahireti düşünmeyen, dünya hayatına aldanmış kişidir. Kur'ân-ı Kerim’de de “gaflet" çokça yerilmiştir.“Andolsun ki cinlerin ve insanların çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri vardır, fakat onunla anlamazlar; gözleri vardır, fakat onunla görmezler; kulakları vardır, fakat onunla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da aşağıdırlar. İşte onlar gafillerin ta kendileridir."
“Onlar, Allah’ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. (Ülâikehümü'l-ğâfilûne) İşte gafiller onlardır." Bu iki ayette gaflet içinde olan insanların gafletleri sebebiyle, kendilerine bildirilen hakikatler karşısında, düşünüp kafalarını çalıştırmayan, gerçekleri göremeyen ve duyamayan bir duruma geldikleri ifade edilmektedir.
Mustafa ÇELİK
Cihada Gitmemek İçin Mazeret Üretmek
Tefsir

Cihad meydanında Müslümanları yalnız bırakmak, nifak alâmetindendir. Münâfıkların hareket noktası Allah’ın rızası değil ganîmet derdidir. Bunlar aslında kendi menfaatlerinden başka bir şey görmeyen kimselerdir. Sadece dünyayı görebilen insanlardır onlar. Uğrunda savaşabilecekleri her hangi bir dâvâları olmayan insanlardır. Dâvâsız, ne sâdık bir kâfir, ne de sâdık bir Müslüman’dır bunlar. Kitabımızın pek çok âyeti bu zümreyi anlatır. Bunlar sadece kendi canlarını, çıkarlarını düşünen insanlardır. Elde edecekleri bir dünya menfaati varsa, risk ve fedâkarlık yoksa gelirler. Allah için bir savaşta Müslümanlar gibi ölmeyi, yaralanmayı, sıkıntı çekmeyi göze alamayan, Allah için böyle bir fedâkârlığa razı olamayan, kendince savaş gibi bir sıkıntının dışında kalmayı başarı zanneden insanlardır.
Mustafa YUSUFOĞLU
Sabır,
Cennet Hazinelerinden Bir Hazinedir
Hadis

İçinde yaşadığımız âlem imtihan dünyasıdır. İnsan mümkün olan her şey ile imtihana tabi tutulur. Nitekim bir ayet-i kerime’de: "Celâlim hakkı için sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve mahsûllerden yana eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele"(El Bakara Sûresi: 155) hükmü beyan buyurulmuştur. İmam-ı Keffal (rh.a) bu ayetin "Ey imanedenler!.. Sabır ve namaz ile yardım isteyin. Şüphesiz ki Allah sabredenlerle beraberdir" ayetinin tafsili mahiyetinde olduğunu belirtmektedir. Buna göre “Siz sabır ve namazla Allahû Teâla’nın (cc) yardımını talep edin. Çünkü sizi, biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve mahsûllerden yana eksiltme ile imtihan edeceğiz" denilmiş olur.Peygamberimiz Efendimiz’in (sav) “Sabır imanın yarısıdır" buyurduğu sabittir. Ayrıca sabır sadece insana has bir vasıftır. İmam-ı Gazali (rh.a): “Bil ki sabretmek, insanın özelliklerindendir. Sabır, ne hayvanlar, ne melekler hakkında düşünülemez." diyerek bir inceliğe işaret etmiştir.
A. Hikmet BİRCANLI
Amellerde Dereceler
ve Ramazan Ayı
Fıkıh

Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyuruyor; “İyi ve salih ameller, Allah yolundaki cihada nispetle ancak engin bir denize üfürmek kadar kıymet taşır. İyi ve salih amellerin tamamı ve Allah yolundaki cihad ise emri bil maruf, nehyi anil münkere nispetle engin bir denize üfürmek kadar kıymet taşır." Beyan etmeye çalıştığımız bu açıklamalar sakın şöyle anlaşılmasın: "Cihad etmeyin, sadece anlatın. Daha büyük olan, emri bil Maruf ile iştigal edin" hayır asla böyle demek istemiyoruz. Yapılması gereken ne ise, anın vacibi neyi gerektiriyorsa yapılacak olan odur. Bizim bu yazıdaki amacımız, cihad konusundaki yanlış anlamaları ortadan kaldırmaktır.
İbrahim DÖNERTAŞ
Modern Dünyanın Kökenleri
Kitap

Günümüzde “Batı medeniyeti” olarak tanımlanan ülkelerde, Müslümanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Hristiyan olmayanların sistematik olarak yok edilmesi ne zaman, nerede, nasıl ve neden başladı? Modern Dünyanın Kökenleri; işte bu büyük soruya cevaben, Orta Çağ Batı Avrupa’sındaki tüm Müslüman ve Yahudi toplulukların ortadan kaldırılmasını ilk defa bir bütün olarak ve özgün bir soykırım kuramı çerçevesinde açıklamaktadır. Zihinsel sömürgeleşme, farkına varılmadıkça kurtuluşu mümkün olmayan sinsi bir beladır ve elinizdeki eser, Batı merkezci ve Batı övgücü sosyal bilim hiyerarşisine karşı çıkışın somut bir tezahürüdür.

Mehmed Zahid AYDAR
Cihan Sk. 33/5 Sıhhiye Çankaya/ANKARA
0312 230 65 27 misakdergisi@gmail.com

